logo

REKTUM KANSERİ DENEYİMİM


Rektum makata yakın 15-18 cm ilk kalınbarsak segmentidir


Kalın barsağın geri kalan kısmından farkı, toplar damarının Karaciğer yerine akciğere gitmesi,

2/3 son kısmının periton dediğimiz zar örtü ile kaplı olmamasıdır.

Kalça kemikleri ile çevrili olduğundan kolon un aksine REKTUM Radyoterapi yapmaya uygundur (kalın bağırsağın diğer bölgelerinde ince barsaklar ve karaciğer gibi organlar RT alanına girdiği için Radyoterpi yapılması komplikasyon artışına yol açar).


Son 20 yılda Rektum kanseri tedavisinde önemli değişiklikler oldu. Daha önceleri hemen her hastada tedavi Ameliyat ile başlardı, güncel tedavide artık farklı yaklaşım yapmaktayız.


Bütün kanserlerde olduğu gibi Rektum kanserinde de :

Hastanın yaşı,

Performansı (bir kaç kilometre yürüme-2-3 kat merdiven çıkabilme),

Son 2-3 aydır kilo kaybı olup olmadığı,

Hastalığın evresi (rektum duvarında kanserin hangi tabakalara yayıldığı, etrafındaki lenf bezlerine yayılıp yayılmadığı, başka organlara özellikle karaciğere yayılıp yayılmadıgı),

Rektum duvarını tamamen kapladığı yada bir bölümünü doldurduğu,

Tümörün cinsi, (iyi-kötü-orta diferansiyel),

HANGİ TEDAVİ İLE BAŞLANACAĞINA KARAR VERİLİRKEN DİKKATE ALINACAK PARAMETRELERDİR .


Tedavinin amacı Hastalığı yok etmek (KÜR SAĞLAMAK), tekrarlamaması (LOKAL VEYA SİSTEMİK karaciğer-akciğer) için gerekli önlemleri almaktır.


Faydalandığımız 3 tedavi yöntemi vardır:

1- Radyoterapi, Kemo - Radyoterapi

2- Kemoterapi

3- Ameliyat


Hangi tedavi ile başlayacağımıza (kolonoskopi ve biopsiden sonra) Rektumda hastalığın evresini anlamak için BT veya MR ile başlıyoruz,


NEDEN:

Kanser Rektum duvarını taşmış ise (T3) veya rektum çevresi lenf bezlerinde hastalığın olması DURUMUNDA (N1)

A-önce Kemo-Radyoterapi ile başlıyoruz.


NEDEN:

1- Bütünlüğü (damarları) bozulmamış Rektum kanserinde Ameliyattan önce Radyoterapi yapılması ameliyattan sonra yapılmasından daha etkili ve başarılıdır. Daha etkili olduğu için Hastalığın tekrar etme riskini önemli ölçüde azaltır.

Hastalığın filimlerdeki bulgularına ve tedaviden beklenen faydalara göre kısa süre (5 gün) veya uzun süre (25 gün) Radyoterapi yapılır.


2- Kemoradyoterapi Hastalığı tam ortadan kaldırabilir , ameliyat yapmadan sıkı kontrol altında tutabiliriz (bu yaklaşıma watch and wait) denilmektedir.


3- Makata yakın kanserlerde Makatın ameliyatla alınması ve barsağın karına bağlanması gerekirken, hastalığı Radyoterapi ile küçülterek Makat koruma şansı elde edilebilir.


B- Ameliyat

Laparoskopik (kapalı) yöntemle 4 delikten girilerek ameliyat gerçekleştirilir, hastalık ile birlikte hastalık olmayan alanladan rektum - çevresindeki lenf bezleri ile kesilir-çıkarılır, stapler dediğimiz aletlerle barsaklar birbirine dikilir (Aşağı anterior rezeksiyon).Bu aşamada önemli olan hastalığın tam çıkarılması ve sınırların bozulmadan -temiz sınırla çıkarılmasıdır.

Laparoskopik yöntem veya açık yöntem ile de aynı ameliyat yapılmaktadır, fark hastanın ameliyat sonrasını rahat geçirmesi, ağrısının az olması LAPAROSKOPİ ile mümkündür.


Bu işlemde , kurallar belli olmasına rağmen doğru planlardan gidilmesi ve doğru miktarda dokunun çıkarılması önemlidir, TECRUBE - DOĞRU TEKNİK hastanın lokal nüks ve yaşam süresini etkilemektedir.


C-Kemoterapi

Hastaların bir kısmında gerekli cerrahi müdahale yapılsa da başka organlarda (en sık karaciğer) tekrar (metastaz) olabilmektedir.

Ameliyattan sonra patolojiden gelen rapora göre hastanın evresi ve risk faktörleri belirlenir, yaşı ve yandaş hastalıkları dikkate alınarak hastalığın tekrar etme ihtimali TAHMİN edilir.

Bu aşamadan sonra elimizdeki kemoterapinin bu riski nekadar azaltabileceği (sıklıkla tekrar ihtimalini %30-50 azaltır ) hasta ile konuşulur.

Bu şu anlama gelir: Örneğin , T2N0 evresindeki bir hastada Ameliyat ile hastalığın tekrarlamamak üzere %80 temizlendiğini , aynı durumdaki 100 kişiden 20 kişide tekrar olabileceği tahmin edilir. Bu evredeki 100 kişiye kemoterapi verilirse tekrarlama riski olan 20 kişiden 8-10 kişinin fayda göreceği anlamına gelir. Aynı zamanda bu şu demektir: 100 kişi kemoterapi alır, 10 kişi fayda görür.

Bütün tedaviler yapılsa da 100 kişiden 10 kişide tekrar olabilir, bu nedenle hastalar 5 yıl düzenli takip edilirler.


5 hastanın 1 inde Ameliyat öncesi yapılan tedavi ile TAM cevap elde edilmekte, bu hastalara ameliyatsız yakın takip seçeceneği sunulabilmektedir.